mberigel @ hotmail.com

Eğitim, toplumların işleyişlerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmek için kullanılan etkili bir araçtır. Eğitimi toplumun ihtiyaçlarına göre düzenleyen eğitim kurumları, bireylere çağın gerektirdiği toplumsal, kültürel ve sosyal değerleri kazandırmakla birlikte bireysel özelliklerini de geliştirmeye çalışmaktadır. Eğitim kurumlarının bireyin kişisel gelişimi üzerindeki etkileri tartışılmayacak kadar önemlidir. Fakat dijital çağ, bilişim çağı gibi isimlerle adlandırdığımız günümüz dünyasında bireylerin yalnızca eğitim kurumlarından almış olduğu eğitimle toplum hayatında başarılı olmaları daha zor hale gelmiştir. Günümüz insanından beklenen eleştirel düşünme, sosyal çevresini gözlemleyip yorumlayabilme, analiz etme, toplumsal problemlere çözüm getirme, toplumu ileriye taşıma gibi beceriler, bireylere sağlanan örgün eğitim ile belirli bir aşamaya kadar sağlanabilmektedir.

21. yüzyılda gelişen teknoloji ve bilim ile birlikte eğitim ihtiyacı her yaş için her zaman ihtiyaç haline gelmiştir. Bu ihtiyacı karşılayabilmek için günümüz insanı için yeni bir kavram ortaya çıkmıştır: “Yaşam Boyu Öğrenme”. 20.yy’ın son çeyreğinde literatüre giren “Yaşam Boyu Öğrenme” kavramı tüm bireylere kazandırılmaya çalışılmaktadır. Yaşam Boyu Öğrenme bireyin bulunduğu her yerde gerçekleşebilen, yer, zaman, yaş, kültür, eğitim düzeyi, statü vb. değişkenlerden etkilenmeyip bireyin günlük hayatını toplumla uyumlu bir şekilde sürdürebilmesi, kendini geliştirmesi ve yeni bilgiler öğrenmesini sağlayan bir yeterlilik ve yaklaşımdır.

Türk kültürü ve toplumu Yaşam Boyu Öğrenme yaklaşımına çok uzak değildir. “Beşikten mezara eğitim” sözü günümüzde Yaşam Boyu Öğrenme adını almıştır. Teknolojinin yaygın olarak kullanılmadığı zamanlarda bireylerin yaşam boyu öğrenmesi ağırlıklı olarak çevresiyle olan etkileşimi sonucu oluşmaktaydı. Kökeni Göktürklere kadar dayanan “Bilge kişi” kavramı, yaşam ile ilgili çok şey bilen kişi anlamındaydı. Selçuklu ve Osmanlılarda ise filozof olarak tanımladığımız toplumda birçok konu, olgu ve olay hakkında bilgi sahibi olan kişiler beşikten mezara kadar eğitim felsefesiyle yetişmiş ve topluma yön göstermişlerdir. Peki, sizce günümüzün en ünlü, en başarılı, sorulan bütün soruları bilen filozofu kimdir? Stephen Hawkings?, Jacgues Derrida?, Edgar Morin? ya da diğerleri! Bu sorunun cevabı artık bir insan değil… Günümüzün en ünlü filozofları artık “ARAMA MOTORLARI”.  Sorduğunuz bütün soruların cevaplarını bilen, sizi öğreten, yol gösteren sonsuz bilgiye sahip sanal araçlar.

Özetle artık bir şeyler öğrenmek, bilgi sahibi olmak, araştırmak ve danışmak için filozof ya da bilge kişi aramamıza gerek yok. Teknolojiyi etkin kullanan bireyler ihtiyaç duydukları her konu ile ilgili bilgiyi internet üzerinden elde edebiliyorlar. Eksik kalan eğitimlerini kendileri tamamlayabiliyorlar. Günümüzde yaşam boyu öğrenme becerileri ile kendini geliştirmiş ve bunu hayattaki başarısı için güçlü bir araç olarak kullanan birçok farklı örnek görebilirsiniz. İnternet üzerinden izlediği videolarla değerlendiremediği bahçe ürünlerini ekonomiye kazandıran çiftçiler,  el emeği ürünleri internet üzerinden öğrenen ve sonrasında instagram üzerinden pazarlayan ev hanımları, çocuğu hasta olunca ne yapması gerektiğini Google’a soran acemi anne babalar, kendine whatsapp üzerinden müşteri grupları oluşturup balıkları hakkında reklam veren ve satış yapan balıkçılar ve bunlar gibi binlerce örnek. Farkındaysanız hiç teknoloji eğitimi almamış bireyler, Yaşam Boyu Öğrenme becerilerini biraz geliştirerek kendi hayatlarını kolaylaştırmakta ve ekonomik kazanç elde etmektedirler.

Günümüz insanı için Yaşam Boyu Öğrenme becerilerine sahip olmak kaçınılmaz bir ihtiyaç halini almıştır. Artık toplumu oluşturan bireyler ihtiyaç duydukları tüm bilgi ve becerileri teknolojiyi kullanarak kendilerinin elde edebileceğini bilmeli ve her şeyi öğrenebilirim öz güveni ile toplumda var olmalıdırlar. İhtiyaç duyduğunuz filozof “PARMAKLARINIZIN UCUNDA”…

Yrd.Doç.Dr. Muhammet BERİGEL