hanimkizhande @ gmail.com

Biliyorum, hepimiz hüzünlüyüz bu günlerde.  Bu yüzden dün gece yeni yazımı temize çekerken aldığım şehit haberleri sonrası yeni yazımın yayın tarihini ertelemeye karar verdim. Hem mübarek gün hem de şehitlerimiz olması dolayısıyla bugün biraz bu konulardan bahsedelim istedim.

Vuslata ermeyi herkes ister. Fakat kaç kişi bunun için canını feda edebilir?

Hepimiz savaş hikâyeleri dinlemişizdir. Nice kınalı kuzular, bağrı yanık analar duymuşuzdur. Meğer dinlemek başka, yaşamak başkaymış. Bambaşka bir acıymış bu yüzyıl. Maneviyatımızın üzerine oynanan oyunlara başkaldırış, sonsuz bir teslimiyetin verdiği kendine güvenle düşmanla; hatta içimizdeki düşmanla; burun buruna mücadeleymiş bu yüzyıl.

Ben büyümenin bu kadar acıklı bir şey olduğunu düşünmemiştim. Dahası büyüyünce yaralarımız geçecek ve ağlamayacağız sanıyordum. Son 10 yılı idrak edebildim ancak. Ne hüzünlüymüş yaşamak. 

Zeytin Dalı Harekâtı’ndan uzak ancak teknoloji sayesinde savaşın bir o kadar da içindeyiz. Bomba sesleri bizi uykumuzdan uyandırmasa da, çok şükür ki, süper zekâ telefonlarımızın ekranına düşüyor son dakika haberleri. Aynı anda ana kuzularının evi yangın yeri…

Geride kalan bizler miyiz yoksa amaca bizden bir adım daha yakın olanlar vuslata erenler mi? Bunu düşünüyorum haberi aldığımdan beri. Birkaç saat önce telefonumun ekranına Afrin’de 8 vatan evladının şehit olduğu haberi düştü. Hemen altında da şu ileti yazıyordu:

Afrin’deki 8 şehidin bölük komutanı çatışma mesafesi 5 metreye düşünce telsizden, “Uçaklar bizim olduğumuz yeri bombalasın. Biz şehit oluruz. Yeter ki buradakiler topluca helak olsun” demiş.

Soruyorum herkese: Vuslata ermeyi herkes ister. Fakat kaç kişi bunun için canını verebilir?

Dün gece çıkan çatışmada 8 askerimiz vuslata ermek için canını feda etti.

Yüzlerce, binlerce askerimiz de aynı şeyi umut ederek yaşıyor.

Yalnızca Allah’a kul olan ve O’na secde eden can parelerini tam teslimiyetle mücadeleye yollayan ana babaların ellerinden, yüreklerinden öpüyorum. Başın sağ olsun anam. Başın sağ olsun babam. Vatan sağ olsun.

Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!

Ölsek de sevinin, eve dönsek de!

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!

Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!

Necip Fazıl Kısakürek/ Zindandan Mehmed'e Mektup

Bu mübarek günde dualarımızda onları ihmal etmeyelim lütfen. 

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Allah’a emanet.

Hayırlı cumalar.