cemilaltun @ eguncel.net

Bu durum yeni değil, son 200 yıldır sürekli bir hesap peşindeler. 1000 yıldır yurt edindiğimiz bu topraklardan bizi geldiğimiz yere geri göndermek istiyorlar. Cennet mekan Sultan Abdülaziz ve Abdülhamid Han, Gazi Mustafa Kemal, Adnan Menderes, Turgut Özal, Necmettin Erbakan... Söz konusu isimler ve daha niceleri dış mihrakların hesaplarının önündeki engellerdi. Ve şimdi ise bu küresel koalisyona açıkça meydan okuyan Recep Tayyip Erdoğan düşman oklarının hedefindeki yegane isim.

Lider Neden Hedef?

Küresel koalisyon, 1854 yılından 2008 yılına kadar önce cihana hükmetmiş Osmanlı, ardından kolu kanadı kırılmış Türkiye Cumhuriyeti devletini borçlandırmak suretiyle kendilerine bağımlı hale getirmişlerdi. Kontrol altına almak istedikleri ülkelerin hemen hemen hepsinde oynadıkları bir oyundu bu. Önce ülkeyi karıştır, içeride oluşturulan kargaşanın yanında mali yapının bozulması ve ardından kurtarıcı rolündeki mali yardımlar... 

2008 yılında IMF (Küresel koalisyonun ekonomi silahı) Türkiye ile tekrar yeni bir anlaşmanın imzalanması için masaya oturmak istemişti. Ancak Recep Tayyip Erdoğan ne pahasına olursa olsun buna izin vermedi ve bu bağımlılığa artık bir son verdi. Sen misin imzalamayan öyle mi ? Bak sana neler yapacağım şimdi... O yıllardan günümüze kadar dikkatle baktığınızda Türkiye'nin içinde sürekli gündem yoğun oldu. Gerek terör belası olsun gerekse darbe girişimleri hiç bir zaman durmadı. 2012 MİT krizi, 2013 Gezi olayları, 17-25 Aralık yargı-emniyet darbe girişimi, 2014 MİT tırlarının durdurulması ve nihayetinde 15 Temmuz Türkiye Cumhuriyeti'ni işgal girişimi...

Elbetteki söz konusu bu olayların bir amacı vardı. Küresel koalisyona boyun eğmeyen ülkeye, lidere bedel ödetme ve hesaplaşma. Rusya, Brezilya, Venezuela neden hedef ise Türkiye de bu yüzden hedef. Avuçları içerisinden kayıp çıkan, kendi kalkınma hamlelerini gerçekleştirmek isteyen, savunma sanayisini geliştiren, dışa bağımlılığı azaltmaya başlayan, Emperyalizme boyun eğmeyen, mazlumların hakkına sahip çıkan bir Türkiye elbette işlerine gelmez. Bu durum onlar açısından tahammül edilemez bir hale gelmişti.

15 Temmuz şimdiye kadarki olan en büyük girişimleriydi. Allah'a şükürler olsun ki uçurumun kenarından döndük. Tehlike hala geçmiş değil. Kahraman milletimiz işgal girişimine izin vermedi ve hiç beklemedikleri şekilde devletine, vatanına, bayrağına sımsıkı sarıldı. Adeta 79 milyon tek yürek oldu ve dünyanın hayretle seyrettiği bir destan yazdı. Allah bir daha bu milleti böylesine bir destan yazmak zorunda bırakmasın.

Kartlar Açık Oynanıyor

Sözde demokrasi savunucuları batı ülkeleri, kendilerine karşı olan terör saldırılarında tek yürek olmasını iyi biliyor. Ama söz konusu Türkiye olunca malesef beklenenin aksine Türkiye'ye eleştiriler yönetlme arzusundalar. 15 Temmuz işgal girişiminin arkasında hiç şüphesiz ki bu küresel koalisyon bulunmaktadır. Görünen yüzü CİA-İngiltere-NATO ve Türkiye'deki kuklaları hain FETÖ. Onlar hiç durmayacaklar, sürekli saldıracaklar, amaçları belli, uyanık olmamız şart. Milletçe kenetlendik. Saflarımızı asla gevşetmeyeceğiz. Bakın FETÖ sonrasında PKK ile saldırılarına devam ediyorlar. Dedik ya kartlar açık oynanıyor artık. Garip olan ise, bunu gizlemiyorlar. Asla rehavete kapılmadan, son mertebede elde ettiğimiz toplumsal mütabakatı bozmadan düşmanlara karşı durmak zorundayız. İnanıyoruz ve şüphesiz onlardan üstünüz. Zafer ise inananların olacaktır !!!

Daha yazılacak çok şey var. Onlarıda sonraki yazılara bırakalım.

NOT: Küresel koalisyon klişe bir laf mı? Hayır ! Peki nedir o zaman ? Dünyanın başına musallat olan, her türlü kötülüklerin başı: SİYONİZM...