ehaber2008 @ hotmail.com

Irak’ın Kuzeydeki Bölgesel Kürt Yönetiminin yaptığı ‘Kanunsuz’ Bağımsızlık referandumu sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti sözde referandumun öncesinde Milli Güvenlik Kurulunda aldığı kararları bir bir uyguladı ve ülkemizin güvenliği anlamında atılması gereken bütün adımları attı, atmaya da devam ediyor.

*

En son yazmış olduğum Köşe yazısı olan ‘YPG’ye Demokratik Maske’ başlıklı yazımda ‘Bağımsızlık Savaşı’ vermeden kurulan bir devlet pek görülmediğini ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin sözde bağımsızlık referandumuna en sert tepkinin ülkemiz tarafından verildiğini belirterek “Bu da gösteriyor ki Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin Türkiye’ye karşı bağımsızlık savaşı verebilecekleri bir durum ile karşı karşıya kalabiliriz.” demiştim.

*

Şimdi gelişen sürece baktığımızda Irak Bölgesel Kürt yönetiminin kontrolünde olan KERKÜK kenti hiç direnç gösterilmeden Irak merkezi yönetimine teslim edildi. Benim aklıma gelen şu oldu: Bölgesel Kürt yönetiminin ya savaşacak gücü yoktu ya da savaşmak istemediler.
Barzani çocukluk hayalim deyip dünyayı karşısına aldı fakat sanki birilerinin bir talimatıyla geri çekildi. Orada bir direnç yoksa ABD’nin bölgedeki peşmergelere gönderdiği silahlar nerede? Irak ordusu ile savaşmak istemediyseler hangi ordu ile savaşmak istiyorlar?

*

Irak’ta yapılan bu referandumun ülkemize de sessiz ve derinden yansımalarını görmemek imkânsız. Özellikle Ülkemizin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde alttan alta çalışmalar yürütüldüğü açık kaynaklardan gözlemleniyor.
Bu manada önümüzdeki ilk yerel seçimlerde Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde farklı propagandalara maruz kalacağımızın göstergesini bölgenin aktif partilerinin basına yaptığı açıklamaların satır aralarından okumak mümkün.

*

AK Partinin bölgedeki muhafazakâr tabanlı seçmenlerini arkasına almaya çalışan HÜDA PAR Özellikle açıklamalarında 2019 seçimlerini öne atarak AK Partinin Kürt seçmeni üzerinden siyaset geliştirmeye çalışıyor. Tabiri caizse HDP’nin yokluğundan doğan boşluğu doldurmaya çalışıyor. Hüda Par yetkililerinden bazıları yaptığı açıklamalarda HDP’nin söylemleri üzerinden politikalar geliştirip bölgede HDP’nin İslamcı simetrisi gibi siyaset geliştiriyor. Bölge algı üzerinde reformcu demokratik vatandaşa efendi değil vatandaşa hizmetkâr olan AK Partiyi statükocu baskıcı ve asimilasyoncu devlet olarak göstererek aslında bir nevi HDP söylemleri ile tabanını genişletmeye çalışıyor. Yani bir nevi Müslüman HDP görünümüne doğru gidiyor.

Aynı şekilde CHP’de bu boşluktan yararlanarak HDP söylemleriyle siyaset geliştiriyor. İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu'nun tabiriyle HDP'ye CHP maskesi takmaya çalışıyorlar. Bakalım ilerleyen süreçte HDP bütünlüğünü sağlayabilecek mi ya da 'Kürtçülük' siyaseti yapan hangi parti HDP’nin donunu giyecek?

*

Yerel seçimlerde takdir edersiniz ki Ülkemizin Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde seçimlerin kazanılması Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde büyük önem arz ediyor. Bunun üzerinden AK Partiye karşı siyaset geliştirip pazarlık masasına oturmaya çalışıyorlar.

Bu manada Ülkemizin Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bu gelişmelere dikkat edilmelidir. Özellikle Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın, Hükümetimizin Irak’ın Kuzeyinde yapılan kanunsuz referanduma gösterdiği tepki bölge halkına sunularak bölge halkına düşman gibi gösterilmesi yeni projelerin temel girişimleridir. Bölgede Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a ve AK Partiye karşı geliştirilen refleksler ilerleyen süreçte çeşitli entrikalarla tehlikeli boyutlara gelebilir.