mehmetmertek @ eguncel.net

Balkan coğrafyası Avrupa’nın güneyinde Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan geçiş noktası üzerindedir. Bu konumu dolayısıyla Balkanlar tarih boyunca önemli bir konuma sahip olmuştur. Farklı etnik unsurları bir arada barındıran bu bölge birçok savaş ve sıkıntılar yaşamıştır.

OSMANLI’NIN BALKANLARA GELİŞİ

Osmanlı Sazlıdere savaşını (1363) kazanarak balkanların kapısı açılmıştı. Daha sonra Sırp sındığı savaşıyla ilerleyişi kolaylaşmış ve son olarak II.Kosova (1448) savaşıyla balkan hakimiyeti kesinleşmiştir. Osmanlı balkanları Avrupa’ya ulaşmanın en kısa yolu olarak gördü ve bu bölgeye hakimiyetini kabul ettirdi. Osmanlı’nın bu bölgedeki bazı iskan politikaları olmuştur. Bunun amacı Türk kültürünü yaymak ve Türk nüfusunu bu bölgede arttırmak, fethettiği yerleri kalıcı olarak elinde tutmak ve sınır güvenliğini sağlamak ve son olarak sorun yaşayan Türkmen beylerini bu bölgeye göç etmelerini sağlamaktı.



TÜRK HAKİMİYETİ’NİN GÖNÜLLERİ FETHİ

Osmanlı devleti balkanlara ayrı bir önem vermiştir. Uyguladığı politikayla oradaki insanların gönüllerin fethetmişti. Fatih Sultan Mehmet Bosna’yı fethettiğinde orada yaşayan insanlara inançlarını ve hayatlarını özgürce yaşama hakkı tanımış ve onlara sevgi ve hoşgörü ile yaklaşmış ve bütün Boşnak halkının Müslümanlığı seçmesinde çok büyük etkisi olmuştu. Yaşanan her türlü zulmü dindirmiş huzur, sukunet ve güvenli bir balkanlar oluşturmuştur. Yaklaşık 5 asır balkan coğrafyasında kalan Osmanlı adeta gönülleri fethetmiş ve günümüzde bile hayranlıkla anılmaktadır. O kadar ileri seviyeye ulaşmış olacak ki oradaki Müslüman kesime Türk denirdi. Yaşanmış olayda Bosna da görevli bir Türk askerinin Kızılay yardım erzağı dağıtırken dağlık bir yerde tek başına kalan bir yaşlı teyzenin kapısını çalar. Yaşlı teyze “ Siz Türksünüz Geleceğinizi biliyordum…“ diyerek ağlaması aslında bizim gönüllerden hiç çıkmadığımızın en büyük ispatıdır.


GÖNÜLLER BİR OLSUN

Hz. Mevlana (Celaleddin Rumi)’nın şu sözü aslında bize bir mirastır: "Aynı dili konuşanlar değil Aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir." Bu söz aslında Ecdadımızın balkan coğrafyasında gönüllere nasıl girdiğinin ispatıdır. Bosna Hersek’de bulunduğum süre zarfında her yerde Türkiye ilgili bir şeyler bulmak beni ziyadesiyle mutlu etmişti. İnsanların bana karşı saygı ve hürmette bulunmaları ve Türkleri kurtuluşu olarak görmeleri aslında geçmişten gelen bir aidiyet hissinden kaynaklanıyordu. Son olarak T.C Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın Sancak ziyareti oradaki insanların Türklere olan sevgisini göstermiştir. Her yerde Türk bayraklarının olması çocukların büyük bir heyecanla cumhurbaşkanının görmek ve fotoğraf çekinmek istemesi bize bu sevginin bitmediğini ve bitmeyeceğini gösteriyor. Bu coğrafyaya sahip çıkmak ve gönül köprülerini daha da sağlamlaştırmak her türkün bir görevi olmalıdır. Sözlerimi şu sözle bitirmek istiyorum ”Yüreklere ekilen sevgi tohumu asırlar geçse de hala unutulmaz.”