nurbanu.grmsoglu @ outlook.com

15 Haziran 2016, günlerden Salı; bir Ramazan günü ve bütünleme haftası… Tam da bugün bir insan kendisi ile ne kadar gurur duyabilirse o kadar gurur duydum kendimle!

4 gece öncesinde yani 11 Haziranda bir yazı okudum, yazının bana anlattıkları hep düşündüğüm ancak asla hadi diyemediğim konulardı… Dedim ki, ben bu olayın içinde olmalıyım! Konunun tam ortasına düştüm ve bu 4 gün, geceli gündüzlü birçoğunu tanımadığım bir grupla koşuşturduk. Cennetten düşmüşçesine harika insanlarla tanışmıştım: Tek amacımız alnımızın akıyla tamamlamaktı işimizi ve çocuklar, onları güldürüp; eğlendirecektik! 

Tam 3 saatte 70 kişilik yiyecek ayarlamıştık -Trabzon esnafı hiç olmadığı kadar cömertti- Trabzonlu büyük iş adamı Celil Hekimoğlu bizi makamında ağırladı desteklerini ve tebriklerini aldık ve sokaklarda yardım aramaya devam ettik. Yardım fikri kendin için değil de bir başkası için yapıldığında çok iyi bir hal alıyor. Ve evet başardık, birçok aksiliği de nakavt ederek o güne geldik. 

Ve etkinlik günü geldi çattı!

Sokaklara çıktık, kimsesiz kim varsa ona arkadaş olmak ve yüzlerini güldürmekti amacımız! Onlarcasını topladık kaldırımlardan; hele bir grup arkadaşla tanıştık ki! Ömer, Ümit ve Cihan! (yazının sonundaki fotoğrafta yer alan çocuklar) Bu üçü meydanda mendil satıyor, şakalaşıyordu. Bir banka oturdum yanıma geldi içlerinden biri, “abla siz napıyorsunuz burada?” dedi. Etkinliğimizi anlattım, “sizde gelmek ister misiniz?" dedim, gözleri güldü, kabul ettiler. Zamanla biz kalabalıklaştık ama onların yüzü kızardı. Yine aynı çocuk yaklaştı yanıma, “abla, ben gelmesem olur mu?” dedi.

neden gelmiyorsun?"

abla ben utanırım ya! Ben gelmeyim.” dedi. Yüzüne baktım yanıma çağırdım, iyice yaklaştı, “sen gelmezsen bende gitmem yemeğe.” dedim. Etrafa baktı şöyle bir, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, “burada yağmurun altında otururum aç aç” dedim.

“yok abla sen aç kalma! Tamam, gelirim ben” dedi, gitti arkadaşlarının yanına. Bir arkadaşa seslendim, “gözün bunun üzerinde olsun yemeğe geldiğinden emin ol olur mu?” dedim, “gözün arkada kalmasın ben ne yapar eder götürürüm onları” dedi. Dedim ya melek gibi, çok güzel insanlarla birleştik biz!

Son dakika gelişmelerine rağmen becerdik ve bir düğün salonunda buluştuk. Düğün kadar harikulade bir akşama şahit olduk!

O akşam!

O akşam bir köşeye geçtim ve bir süre izledim, gözlerimden akan yaşa engel olamadım, insanların yüzlerindeki gülümseme ve minnet dolu bakışları gördükçe uçasım geldi…

Muazzam insanlarla muazzam bir iş başarmıştık! Ve 3-5 kişi başlanan iş, KELEBEK ETKİSİ yaratarak yüzlerce kişiyi bir araya getirmişti.

Ve biz o gün, ÇOCUKLARI GÜLDÜRMÜŞTÜK…

Şimdi ise bu güzel insanlarla birlikte, Kelebek Etkisi adı altında toplandık ve kulüp olma yolunda ilerliyoruz! Etkinliklerimize yeni okul döneminde tam gaz devam edeceğiz! Desteklerinizle ayaktayız. Ve biz böyle çoooook güzeliz!

Facebook sayfamız: https://www.facebook.com/Kelebek-Etkisi-841384429209276/