oguzgokhanbaykan @ gmail.com

Faiz oranlarının sürekli pozitif ve yüksek olduğu dönemlerin artık sonuna gelmiş durumdayız. Avrupa ülkelerinin bazıları ve Japonya artık negatif faiz oranlarına sahipler.

Peki bu alışılmadık durum niçin var oldu ve getirileri neler olacak?

Yazar Roubini İstanbul doğumlu, Amerikalı Ekonomist ve aynı zamanda IMF'nin Türkiye danışmanı.

Para politikası son altı senede giderek artarak alışılmadık bir şekilde merkez bankalarının sıfır faiz politikaları, parasal genişleme, sınırsız döviz kuru müdahaleleri ile birlikte kredilerin genişlemesine ve değişmeye devam ediyor. Ancak şimdi en alışılmadık politika aracına yönelmiş durumdayız: NEGATİF NOMİNAL FAİZ ORANLARI.

İsviçre, Danimarka, ve İsveç’in oranları Avrupa bölgesini domine etmiş (egemen olmuş) durumda ve bu sadece kısa vadeli politika oranı değil ve şuan nominal koşullara göre oranlar negatif. Avrupa ve Japonya’da  3 trilyon dolar hacminde 10 yıl vadeli olan  varlıklar (assets) şuan negatif faiz oranına sahipler (örneğin İsviçre Devlet Tahvili).

İlk bakışta bu çok absürd gözüküyor. Niçin herhangi biri borç parayı negatif faiz oranıyla birlikte versin? Nakit paranın elde kalması en azından nominal şartlarda parada bir eksilme azalma yaratmazken.

Aslında, yatırımcıların burada kabul ettikleri durum uzun vadeli negatif reel enflasyondur. Paramızı veya çeklerimizi banka hesabımızda sıfır faiz oranı ile tuttuğumuzda  - gelişmiş ekonomilerde pek çok kişi böyle yapmaktadır- bunun gerçek geri dönüşü negatif olacaktır (nominal sıfır faizin dönüşü eksi enflasyondur) bir sene sonra nakit paramızın alım gücü bugünden daha az mal almaya yetecektir  ve maaşların bu şekildeki hesaplara yatırılıyor  olması göz önüne alındığında , efektif nominal getiri merkez bankasının negatif faiz oranı vermesinden (oranına geçmesinden) evvel zaten negatifti.

Diğer bir deyişle negatif nominal oranın yaptığı sadece şudur ki geri dönüşü (paranın geri dönüşünü) olduğundan daha negatif hale çevirmek. Yatırımcıların negatif faizi kabul etmeleri sebebi nakit paralarının kolay bir şekilde elde tutulması (bankada saklanması yani saklama maliyeti). Kısaca mantıksal olarak negatif nominal faiz oranı uygulaması aslında yeni hiçbir şey getirmiyor.

Üstelik deflasyon durumu Avrupa bölgesi ve dünyaya yerleşmiş olsaydı negatif nominal geri dönüş, olumlu reel geri dönüşle bağlantılı olabilirdi. Sürekli deflasyon ve varlıkların sıfıra yakın faiz oranına sahip olması sebebiyle son yirmi yıldır japonyanın içinde bulunduğu durum buna örnektir.

Varlıkları negatif faizler ile elde tutmaktansa, parayı nakit olarak elde tutmak daha mantıklı gelebilir. Yunan yatırımcının parayı elde tutması gibi varlıkların elde bulundurulması riskli olabilir. Yunanistan da Önce parayı bankada tutmanın güvenli olmaması kararını veren hane halkı paralarını yastık altında tutmayı tercih ettiler. Bu durumda da paranın evde tutulması sebebiyle silahlı ev soygunlarında artış gözlendi ve bazı hırsızlar tarafından paralar çalındı. Bu durumda paranın güvenli bir şekilde saklanılması maliyeti ve çek kesilmesinin faydaları eklendiği zaman (yani maliyeti göz önüne alınırsa ) negatif faiz oranları kabul edilebilir olacaktır.

 Tasarrufçuların ötesinde bankalar merkez bankasının empoze etmiş olduğu negatif faiz oranlarını kabul etmek durumundalar. Eğer bankalar bu paraları merkez banklarında tutmaz ve elde nakit olarak tutmaya çalışırlarsa fazla rezervlerini yönetemezler ve elde tutamazlar (bankalardaki fazla ve açık pozisyonlar)

Bu durum faiz oranlarının çok fazla negatif olmadığı sürece kabul edilebilecek bir durum. Diğer türlü parayı nakit olarak tutmak daha mantıklı olacaktır.

Peki yatırımcı niçin uzun vadeli 5 hatta 10 yıllık negatif faizi kabul etsin ? İsviçre ve Danimarka da yatırımcılar nominal şartlarda uygun kalabilen bir para birimini kullanmayı isterler. Merkez bankasının ocak ayının ortalarında Euro sabit oranından vazgeçmesinden önce negatif nominal dönüşü olan İsviçre Frangına yatırım yapmış olsaydık bir gecede % 20 kar elde edebilirdik, negatif nominal getiri büyük bir sermaye elde etmek için ödenen küçük bir bedeldir ve henüz negatif getirili tahvillerin değirin düştüğü bilindiği ve düşmeye devam edeceği halde– Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri ve Japonya’da – halen insanlar niçin bu varlıkları ellerinde tutuyorlar?

Sigorta şirketleri, bireysel emeklilik fonları gibi uzun vadeli pek çok yatırım aracı sağlam araçları güvenli yatırımı gerektirdiği için başka alternatifleri yoktur. Tabi ki negatif getiri oranları bu şirketlerin dengelerini sarsıcı etki gösteriyor. Bu durumda ne kar ne zarar durumunun ortaya çıkmaması için bireysel emeklilik planlarının pozitif getirilere ihtiyacı var ve çoğu varlıkların olumsuz nominal getiri sağlaması bu gibi sonuçları başarmayı zorlaştırıyor. Ama yatırımcıların uzun dönemli borç ve alacaklarına bakacak olursak, onlar yatırımlarını riskli ve oynaklığı yüksek olan yatırımlardan ziyade negatif faizli tahvillere yatırım yapmayı tercih ediyorlar. Kısaca güvenli araçları düşük bir maliyetle kabul ediyorlar.

Ayrıca risksiz bir çevrede, yatırımcılar riskten kaçındığında ya da hisse senetleri ve diğer riskli varlıkların piyasaya ve diğer kredi belirsizliğine bağlı olduğu durumda, negatif getirili tahvillere yönelmek daha mantıklıdır.

Tabi ki zamanla negatif nominal ve reel getiriler tasarruf edenleri daha fazla tüketime sürükleyecekler ve tasarruf oranı azalacak. Negatif faiz oranlarının amacı da zaten budur. Arzın talebi geçtiği ve çok az kazançlı yatırımları izleyen çok fazla nakit tasarrufu edilmiş bir dünyada, dengeli faiz oranları negatif değilse de düşük olacaktır. Gerçekte gelişmiş ekonomiler durgunluktan dolayı zor durumda olsalardı, negatif faiz oranları hem kısa hem uzun vadede bu oranlar normalleşecekti.

Bundan kaçınmak için merkez bankası ve mali otoritelerin pozitif enflasyon oranlarına ve ekonomilerinin büyümeye başlamasına ihtiyaçları var. Paradoksal olarak, negatif faiz oranı süreci tasarrufçuların daha az tasarruf etmeye ve daha çok harcama yapmasına neden olur. Fakat bu aynı zamanda tahvillere göre daha yüksek getirileri olan karlı altyapı projelerindeki kamu yatırımları gibi mali teşvikleri gerektirir. Bu gibi politikalar ertelendikçe, negatif nominal faiz oranlarının tersyüz edilmiş dünyasında yaşamaya devam edeceğiz.

Makale yazar tarafından çevirilmiştir.

kaynak: https://www.project-syndicate.org/commentary/negative-nominal-interest-rates-by-nouriel-roubini-2015-02?barrier=true